Küçük Sarsala – Kapıkargın, Dalaman-Muğla

Mavi Yolculuk’un en güzel duraklanndan biri Göçek Kötfezi’ndeki Sarsala Koyu’dur. Ancak bu koyu en sakin döneminde yakalamayı düşünüyorsanız bunun için en uygun zaman eylül ve ekim ayıdır. Bu dönemde Göbün Koyu’nu da tercih edebilirsiniz.
Kucuk Sarsala Kapikargin Dalaman Mugla Küçük Sarsala   Kapıkargın, Dalaman Muğla
NEREDE; 36°39’23.50”N, 28°51’26.50”E Küçük Sarsala – Kapıkargın, Dalaman-Muğla
Göçek, geçmişte Likya Birliği üyesi olan Telmessos (Fethiye) ve Kaunos (Dalyan) kentleri arasında kalmış, derin bir körfez. Içiçe girmiş koylan, onların önünde uzanan adalanyla Fethiye Körfezi’nin batı yakasında, adeta bir göldeymişsiniz hissini uyandıran bir yer.

Körfezin güneyindeki Kapıdağ Yanmadası’run 425 m yüksekliğindeki zirvesine çıkarsanız, dağın kuzeyinde uzanan yayladaki Lydae antik kentinde bundan

2 bin yıl önce yaşayanlann Anadolu’nun en şanslı halklarından biri olduğuna hükmedebilirsiniz. Bugün sahipsiz ve korunmasız kalan antik kentin bulunduğu yanmada Göçek ve Fethiye Körfezi’nin irili ufaklı, dantela gibi birbirinin içine geçmiş koylanna bakıyor. Yanmadamn doğusu ve kuzeyinde kendisini kuzey rüzgârlanna kapatmış, olağanüstü güzellikte onlarca koy var. Bu yüzden Göçek, teknelerin start aldığı en popüler mavi yolculuk güzergâhlarından biri. Göçek’in güneybatısında yer alan Sarsala Koyu’nu da bu güzergâhın en güzel duraklanndan birisi olarak sayabiliriz. Aslında burada birbirlerinden küçük bir burun ile aynlan iki koy söz konusu. Kuzeydeki daha büyük koyun adı Büyük Sarsala, hemen aşağısındaki ise Küçük Sarsala’dır.

Dalaman’a 12 km uzaklıktaki asıl (Büyük) Sarsala’nm halka açık, uzun, çakıllı plajı belediye tarafından işletiliyor. Dalaman llçesi’ne bağlı yirmiye yakın koy var. Buna rağmen karadan ulaşılarak denize girilebilen tek koy olması nedeniyle Sarsala Koyu, yaz döneminde özellikle hafta sonlan epeyce rağbet görüyor. Bu nedenle Göçek’in bu güzel koyuna gelmek için sezon dışı bir zamanı tercih etmek daha akıllıca.

Koyun yaklaşık 650 m uzunluğunda olan sahilinin kuzey kısmında çakıllı bir plaj var. Büyük yatlar bu plajın açığında alargada kalabiliyor. Plajın lokantası ve marketi dışında teknelerin yanaşabileceği bir de iskelesi bulunuyor.

Ancak teknelerin önemli bir kısmı konaklamak için sahilin güneyindeki, çamlann denize kadar indiği ucu tercih ediyor. Bu tarafta sahile koltuk verilerek 15 m kadar derinlikte demirlemek mümkün.

Sarsala’nm hemen doğusundaki küçük koy Küçük Sarsala adını taşıyor. Bu koyda doğal bir plaj yok. Her iki yakasına da tekne bağlanabiliyor. Demirlemeye müsait olan koyun güney ucunda bir restoran ve önünde tonozlu T iskelesi var.

Büyük Sarsala Koyu özellikle yaz sezonunda kalabalık, hatta demirlediğiniz noktaya bağlı olarak gürültülü dahi olabiliyor. Küçük Sarsala, sakinlik istiyorsanız daha fazla tercih etmek isteyebileceğiniz bir koy. Tabii eğer yer bulabilirseniz…

O yüzden gerçek ve kalıcı bir huzur peşindeyseniz, Sarsala’mn en sakin döneminin okullar açıldıktan sonra olduğunu unutmayın. Yani Sarsala’da “huzura kıçtan kara yapmanın” en uygun zamanı eylül/ekim aylarında.

Sarsala Koyu ve civanndaki 360 bin dekarlık arazi eskiden ünlü Kavalalı sülalesine aitti. Babadan oğula geçen araziyi 1905’te Göçek koylarında yolculuğa çıkan Mısır Hidivi Abbas Paşa ziyaret etmiş. Nimetullah isimli yatıyla Sarsala Koyu’na da gelen av meraklısı paşa bölgenin huzuruna ve av hayvanları için elverişliliğine hayran kalmış. Dalaman’a bir çiftlik inşa etttiren Paşa, Sarsala Koyu’na da bir iskele ile depo yaptırmış. Çiftlikten koya uzanan bir de yol açtırmış. Hidivin inşaat işleri için malzeme taşımış gemilerin palamar bağladığı mermer babalar günümüzde de kullanılıyor. Bugün, Sarıgerme, Dalyan, Köyceğiz ve Ortaca’da yaşayan siyahi vatandaşlarımız, Abbas Paşa’mn inşaatta çalışsınlar diye yolladığı, sıcağa dayanıklı Mısırlı ve Sudanlı işçilerin torunlan.
Kimlerle Gidilir?
Bölgede özellikle eylül, ekim aylarında küçük bir grupla yapılacak butik bir gulet gezisi ve “hürriyet operasyonu” için en uygun teknelerden biri, Hakan (Dizdar) Kaptan’ın yönetimindeki 1975 yapımı Elpenor. Üç kamarası olan 20 m’lik tekne, Bodrum’un, “charter turları” anlayışının başlamadığı dönemlerden kalma, en eski ve en keyifli teknelerinden biri. Çeyrek yüzyılı aşkın denizcilik deneyimine sahip Hakan Kaptan konuklarını Göçek koyları dışında Gökova ve Yunan adalarına da götürüyor, irtibat için 0532 427 5502.
B Planı: Göbün
Kapıdağ Yarımadası’nın kuzeydoğu ucuna doğru herkesten gizlenircesine saklanan, etrafı çam ve zeytin ağaçları ile çevrili, küçük ve sevimli bir koydur Göbün. Dışardan pek görünmeyen koyun eni 60 m, derinliği ise 6-7 m’dir. içerde fazla manevra sahası da olmadığından büyük yatlar ve gürültülü günübirlikçi tekneler giremez. Her havaya kapalı oluşu ve market olanakları nedeniyle kışın dahi konaklayanlar olur. Göbün sezon dışında çok daha sakin bir yerdir. Normal koşullarda 25-30 teknenin gecelediği koyun iç kesimlerinin, Ali Boratav’ın “Yacht Türkiye” dergisinde hatırlattığı gibi, yaz sezonunda bazen “İstanbul Bebek Kahve’nin önündeki otoparka döndüğünü görmek” mümkün.

Göçek koylarının en eski aile işletmelerinden olan Kapı Creek Restoran’ın ön tarafında tonoz alabileceğiniz bir iskele bulunuyor. Yaz sezonunda iskelede yer bulmak zor olsa da şansınızı deneyebilirsiniz. VHF telsizle 16. kanaldan erişilen restoranın çağrı kodu “Deniz Kuşu”. Tandır fırınından çıkardıkları leziz yemekleri hızlı servisleriyle birleştirebildikleri için hafızalarda güzel iz bırakan bir yerdir Kapı Creek. Koyda yağlı mesaj ve çamur maskesi hizmetleri sunan berber dükkânı (Cihan) bile var. Koyun yukarılarında çok güzel yürüyüş yolları bulunuyor.

Pin It

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>